Sevgili Müslüman Kardeşime Açık Mektup

Merhaba
Selamünaleyküm
Binlerce yıldır İslam hakkında Müslüman olan veya olmayan milyonlarca yorumu bir tarafa koyarak kişisel düşüncelerimi burada size söylemek istiyorum.
Hz. Muhammed, dini önderliği yanında, toplumun acılarına kulak vermiş ve bir çare olmak için topluma yol göstermiş devrimci bir önderdir. Dönemindeki fuhuş, tefecilik ve ahlaksız ticari ilişkilere karşı canını ortaya koymuştur. Buna örnek olarak şu ayeti gösterebiliriz: “Çocuklarınızı yoksulluk yüzünden öldürmeyiniz. Allah onlara rızkını verir.” [İsra suresi-31. ayet) Kız çocuklarının o dönemde doğdukları anda öldürüldüğünü bilirsiniz. Neden? Çünkü o dönemde yoksullar tefeci bezirgânlardan borç alırlardı. Ödeyemediklerinde tefeciler kız çocuklarını ellerinden alır ve onları cariye yaparlardı. Bugünün anne-babaları “kızım kötü yola düşeceğine ölsün daha iyi” dedikleri gibi o dönemde yoksul aileler kızları olunca öldürürlerdi. Bunun nedeni fuhuştu. İşte Hz. Muhammed bunun karşısında durdu. Veda Hutbesi’nde kadın erkek eşitliğini savundu. “Arap’ın Arap olmayana üstünlüğü yoktur” diyerek ırkçılığı yasakladı. “Faiz haramdır” diyerek haksız kazancı yasakladı. O, toplumun yeniden eşit, adil yaşaması için ölümü göze aldı.
Sizce Hz. Muhammed neden erken öldü? Çevresindeki güçten korkan Mekke tefecileri, bir süreliğine İslam'a inandıklarını söyleyerek Hz. Muhammed'i durdurdular. Bu Mekkelilere İslam'da “münafık” denir. Yani kalbi başka, ağzı başka söyleyen... Tek düşünceleri Medine'de başlayan paylaşımcı toplumun önüne geçmek ve tefeci düzenlerini yeniden kurmaktı. Peygamber’i yavaş yavaş zehirlediler. İşte bunlar Emevi soyundan gelenlerdi. Peygamber’in ölümünden hemen sonra da eski düzenlerini kurmaya başladılar. Kerbela'da öldürdükleri Ehl-i Beyt Hz. Muhammed'i birebir tanıyan ve onların kurmaya çalıştıkları sahte Müslümanlığa karşı çıkanlardı. Gerçek İslam'ı Peygamber’in torunları anlatıyorlardı ve yok edilmeleri gerekiyordu. Peygamber’in erkek torunlarını öldüren bu katiller, eşit ve adil düzene karşı savaş açanlardı. Onlar öldükten sonra da düzenlerini kurmaya devam etmişlerdir. İslam'ı yoksulların elinden alıp zenginlerin İslam'ı haline getirmişlerdir. Tarihi en çirkin biçimde yeniden yazmışlar ve egemenlerin tarihini ezilenlere ezberletmişlerdir.
Emeviler’de, Abbasiler’de, Selçuklu’da, Osmanlı’da sarayda yaşayanların İslam’ıyla, üreten insanların İslam’ı hep birbirinden farklıydı. Sarayda keyif sürenler, dini hep halkın adalet talebini bastırmak için kullandılar. Bugün değişen bir şey yok. Sarayın size sunduğu İslam, zalimin İslam’ıdır. Egemenin İslam’ıdır. İslam için yaptıklarını söyledikleri her şey kendi servetleri içindir. Bugün IŞİD'e yardım eden, onu destekleyen ve İslam devleti kuracaklarını söyleyenler sizi kandırmaya çalışıyorlar. IŞİD, ABD tarafından Ortadoğu'nun biçimlendirilmesi için kurulmuştur. İsrail'e bir kurşun bile atmayan, yanlışlıkla düşen füzeden dolayı İsrail'den özür dileyen bir terör örgütünün İslam devleti kurması mümkün müdür? Ya da kuracağı devletin İslam'la bir alakası olacak mıdır? Tefeci ve fuhuşçu Mekke zihniyeti hâlâ devam ediyor.
Hz. Muhammed'in mütevazı hayatını hiçbiri örnek almıyor. O dönemde kurulmayan devasa camiler kuruluyor. O dönemde Peygamber’in yaşadığı mütevazı ev bir tarafa bırakılmıştır, bugün saraylar ve villalarda yaşanıyor. Tarih bilmeden o dönemdeki İslam'ı yorumlayamazsınız. Size iktidarın sunduğu İslam, kendi servet edinme ve halkı köleleştirme İslam’ıdır. Zenginlerin İslam’ı ile yoksulların İslam’ı hep farklı olmuştur. Çünkü aslolan sınıf mücadelesidir. Egemen ve ezen sınıfların düşünceleriyle yoksul emekçi sınıfların düşünceleri asla aynı değildir. Onlar emekçileri kendilerine hizmet için kullanırlar. Dini de buna kalkan yaparlar. İnandığınız dinin asıl özünü bilirseniz, onlar sizi kandıramaz ve kullanamazlar. Bugün çocuklarınızın sizin yaşadığınız haksızlıkları yaşamalarını istemiyorsanız, size sundukları dini değil, devrimci kimliği olan ve o egemenler tarafından yok edilmiş peygamberin dinini benimseyin. Başörtüsünü kullanarak iktidara gelen ama başörtülü kadınları hapse attıran, içeride işkence yapılmasını emreden bu sahte İslam iktidarını reddedin. İslam'ı bu kötülerin ellerinden kurtarmak sizin elinizde. Rantçı zihniyetin sahte İslam’ına karşı koyun.
Yüzbinlerce kamu emekçisini Müslüman-ateist ayırmadan sorgusuz sualsiz işten atan, aileleriyle birlikte açlığa mahkûm eden bu zihniyetin İslam'la ne alakası var? Bu KHK ile ihraçlar Müslümanlığı korumak için yapılmadı. Kendi rant düzenleri devam etsin diye yapıldı.
İhraç edilen iki kamu emekçisi Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın devam eden açlık grevi karşısında çaresiz kalan bu rantçı iktidar, eyleme çözüm olarak onları işlerine döndürmek yerine, yine dini kullandı. “Açlık grevi dinen caiz değildir” dedi. Dervişlerin en az 30 gün kendilerini inzivaya çekme durumunu bilmez gibidirler. Derviş, 30 gün, belki 50 gün kuru ekmek ve su alır yanına. Kimseyle konuşmaz o günlerde. Sonra ruhunu terbiye etmiş biçimde çıkar insan içine. Ruhu terbiyesizler bilmez ya da bilmezden gelir dervişlerin açlığını. Bu gibi açlığa itirazları yok ama sonuna “grev” sözcüğünü eklersen, açlık sınıfsal hale gelir. O zaman itiraz başlar. Çünkü bu açlık, kişisel açlıktan çıkmış toplumun açlığını duyurur hale gelmiştir. “Kapitalizmin tek korktuğu şeydir, aç olan insanın durumu. Yani kapitalizm “her şeyi al, kullan, ye” buyurganlığı içerisinde olduğu için kendini açlığa alıştıranlara tahammül etmez. Onları ortadan kaldırmanın yolunu arar.
Sevgili Müslüman kardeşlerim, hepinizi Nuriye ve Semih'in açlığını paylaşmaya, onların yanında olmaya ve İslam'ı bunların elinden kurtarıp temize çekmeye çağırıyorum. Biz ezilenler olarak, dini, dili, ırkı ne olursa olsun birlikte mücadele etmezsek, bunlar bizi ezip geçer. Müslüman olduğunu söyleyen, yine Müslüman olana eziyet eder. Nuriye'nin ve Semih'in annesi her gün çocukları için dua ediyorlar. Onların yanında olmak Müslümanlığın gereklerinden biridir. Hepinizi sevgi ve umutla kucaklıyorum.
Acun Karadağ
Nam-ı diğer Acun Öğretmen

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Dersim'de hava bombardımanında yaşamını yitiren oğlunun cenazesini almak için açlık grevine giren insandan hiç bahsedilmemiş